Menu:

Kategoriler

Genel [125]

Linkler

Genel

Syndicate

RSS 0.90
RSS 1.0
RSS 2.0
Atom 0.3

üstüme sevdanı dök yak beni

cnr | 27 Nisan, 2008 18:51 Koynumun En Yavan Yalnızlıkları,
Adı Sen Yasaklı Sevdaların Vazgeçmiş Umutları,
Sesini Duyur Hadi, ….
Sana Aç Yüreğimin Çıkmazları , Sana Tutsak Kendim….
Suskun Bakışlarımın Ardından ki Hüznün Bir Bileni de Yok Hani,Neden Sen Sebebi..
Bilirdim de Sana Satmadan Önce Ruhumla Tenimi…Hiç Aşka Kanıcak Kadar Aciz miydim Oysa,
Yanılmışım, Yanılgın….
Sana Kadarmış Namusum,
Sana Uzanmış Yollar,
Senle Sonmuş Her Şey…
Bir Yalanı Kuşanıp, Rüzgara Adını Sunmak, Uçursun Diye , Kimsesin Duyamayacağı Şehre..Bensizliğe…
Dudaklarında Gecelerden Ayaz…
Gözlerinin Dolusunda Saklı Yalnızlıklar,
Yüreğinin Kuytusunda Namussuz Kahkahalar….
Çığlık Çığlığa Susarım…..
Hangi İsyan Kuşatır Beni,Bir Tutam Günahıyla…
Söyle Sen Hadi….
Kahverengi Yalnızlıkların Ellerıine Kınamı Yakmış Kan Kırmızı Günü….
Şimdi Salıncağını Rüzgarım Mı Sallar , Başını Öne Eğip Yalnızlıkların Geçmişine Mi Ağlar….
Ayakların Çamur Mu Bağlar Düşlerinde..Bir Adım Bile ……..
Adını da Sildim Hani Dudaklarımdan ….
Kalemimin Sivri Ucu da Yazmaz Oldu ,Ucu Kırık Cümlelerimi, Adı Sen Sevdaları Kelimelere Sattığımdan Beri…
Şimdi Çok Kalabalık Yalanlar ,Hatıraları Acıtmayacak Kadar Küflü….
Bilirimde Ayrılık Bakışların Beni Arar ,Ben Kendimden Kaçarım Sensiz….
Tenimi Dola….
Ellerin Kefenim…
Gözlerinin Kuytusuna Çek..
Ardına Göm Beni…
Sonra Yine Sev Bir Diye Bin Kez Öldür Beni…
Vazgeç Benden ,Yeni Güne Gebe Yalnızlıklarıma Doğur Beni….
Sonra Yine….
Bakışlarıma , Cümlelerime , Yüreğime Vurul….
Şafaklarımda Acın,
Şakaklarımda Kanın….
Kınından Çek Bir Kez Diye Bin Söz Vur Beni….
Şimdi Sen , Üzerime Sevdanı Dök …
Yak Beni….
Şehirler Dökülür İsyanlarımdan,Bir Sana Kalır Kahrım,Bir Sona ,Bir Tutsağı Saklar İçim….
Şimdi,
Boş Bir Akşam Üstü Kadar Dolusun İşte,Özleyişse Sahte Bir Sen Bu Şehrin Es Geçmişliğinde….
Ve Ben Yarası Derin Serzenişleri Asıp Dudaklarımın Arasında,Bir Başka Yalana Doğuracağım Sesini…
Kimse Dinlemesin Diye Hevesini Keseceğim Nefesimi…
Sen Yasaklı Sevgili

Posted in Genel . Yorum: (0). Trackbackler:(0). Bağlantı

ayrılıklar tam kavuşmalar yarım

cnr | 27 Nisan, 2008 18:50
Sorma ne olursun bakışlarımdaki yitik anlamı. Geçmişin acı hayali canlanır sonra. Sanki bilmiyor muyum neleri yaşamadan kaybettiğimi. Ve kimlerin hayallerini süslediğimi.

Biliyorum.

Ama kahretsin bilmek değiştirmiyor ki bir şeyleri. Ve arttıkça yüzlerimdeki çizgiler bıçak sırtı bir keskinlikle yüzleşiyorum. Ve her geçen gün içi boşalmış bir bakış kalıyor yeni güne. Ve aynalar dahi isyan ediyor. Cıvıltılı bir dünyanın vakitsiz dinginliğine...

Gülü reyhan olur soluğun. Ve hala sım sıcak durur anılar sım sıcak ve biraz boynu bükük.
Ne varsa yaşanmış ve paylaşılmış yasak bir kitap gibi durmaktadır bahçedeki toprağın altında. Ve bir firari sevda gibidir zaman zamanın koyuluğu...

Hatıralarını yazma derdi annem hep, tarih sanıp kuşatırlar çevreni kala kalırsın boynu bükük ve kimsesiz.

Hatıralarını yazma derdi annem hep, tarih sanıp savururlar gençliğini kimsenin bilmediği uçsuz bucaksız diyarlara...

Hatıralarını yazma derdi annem hep,
ama dinlemedim onu ve yazdım hep...

Sessizliği dinliyorum ve solukların kokusu geliyor burnuma. Sustuğum her yerde bir şeyler kırılıyor. Bekleyiştir bu diyip atıyorum kendimi kentlere. Penceresinde sardunyaların kuruduğu kentlere. Adını unuttuğum sevgililer kalıyor paslı sokaklarda.


Onun adı aşktı. Eylül’ ün rüzgarına kapılmış bir yaprağın öyküsü...

Uzun bir yokuşu tırmanırken ölecek gibi oldun mu? Nefes alamayıp tıkanmak, her şeyin sonunun geldiğini düşünmek. Bir firari güvercin havalandı yüreğimden, kırık kanadı nasıl da iyileşmişti birden. Bu güzellik hiç bitmeyecek dedim içimden hiç...

Nasıl Mayıs kadar güzel kokulu bir ay yoksa; Eylül kadar da çıldırasıya sevilecek bir ay yoktur. Mayıs’ın vaat ettiği mutluluk kadar yakın yada uzak, Eylül’ün dokunuşu kadar masum bir bakış var yüreğimde; izlemeye devam et...


Hüzün ne kadar sarsa da bizi, teslim olma diyor yüreğim. Acı mutluluk getirir mi hiç? Kızma sakın, bu kadar acının yaşandığı bir andan sıyrılıp, nasıl anlatırsın aşkı deme. Oldu, felaketin gelmesi ile aşık oldum kendime günler sonra. Körfezdeki deprem yüreğimde de olmuştu, kızdığım şey aşkım değildi acıyla gelişiydi sadece.

Eylülün bulanık bir çay gibi yapraklara aktığı gündü. Gitti sevdiceğim, gitti yürek ateşim, yarim, sevdam...
yine yaşlı ağlaşmalar yine hüzünlü sabahlar dar akşamlar çığlık çığlık.

Yine bir akşamdı. Yine aksam taşıyorlardı ıslak gözlerime yapraklar sanki. Gülerken vurulmuştuk sanki. Akşamdık tren düdüklerine yakın kentlerde konaklıyorduk.


Uzun sürmez dediler, bu ayrılık habercisidir, kalantor bir ayrılığın kalantor habercisi. Sık dediler dişlerini sık..."Hatta sen bile" Dayan dediler bu daha ne ki...

Posted in Genel . Yorum: (0). Trackbackler:(0). Bağlantı

artık

cnr | 27 Nisan, 2008 18:41

Aralıksız batan sözcüklerinin, an be an yüzünü ölüme çevirdiği yerden yazıyorum sana. Dinleme.

Ne bundan önce söylediklerimi ne de bundan sonra söyleyeceklerimi...

Bu defa dinleme!
Attığım her adımda bir parça daha yıkılan duvarların altında kalmaktan, ayıramadığın dakikaların geceler boyunca sinirini taşımaktan yoruldu ruhum. Ben çabuk yoruldum. Hiç bir masalın kahramanı olamayacak kadar uykum var. Sesinden esirgediğin yüreğin gibisin. Varlığının bir anlamı olsun derken, sen en çok da anlamsızlığa yakıştın nedense. Oysa bu değildi sana dair başlattığım yolculuğun sonu. Böyle olmamalıydı.


Adresimi de sil adımlarından;sanırım bundan böyle evde olmayacağım.

Nefesimle çoğalacakken, nefesimi tıkadın sen! Geçen her günde, soyunurken tüm kelimelerim yavaş yavaş sana, sen, durdurak tanımadan yeni bir kıyafetle çıktın karşıma.

Parmak uçlarımda kaybediyorum sıcaklığını. Yazdıkça uzaklaşıyorum sesinden, teninden ve bakışlarından


Seni unutmak istiyor kalbim çok acıyor.Susuyorum ağlamıyorum sensizliğe alışıyorum artık kan yaşları akıtıyorum.

hava kararmaya başlayınca, daha çok arıyorum sanki seni. soğuktan mı korkum, karanlıktan mı, sensizlikten mi, yalnızlıktan mı, nöbetlerimden mi, çaresizlğimden mi...

bil(m)iyorum....____________kahırdan

artık hissetmiyorum... unutmaya başladım; kokunu, sevdiğin şeyleri, söylediğin şarkayı, bana bakışını, sevişini, sarılışını...

yaşadık mı sahi senle?
gülüyordum galiba. sen yüzüme çok yakıştığını söylüyordun gülmenin. ben gülünce sen gülüyordun. sen gülünce denizler duruluyordu gözlerinde. şimdi fırtına var.

gülmek bana yakışmıyor (mu) !!!

edebiyatı seviyor(d)um. sana olan aşkımı yüreğimden sonra en iyi o anlatıyordu. ben de hep yazıyordum. bak yine yazıyorm...

küstüm,

gel____(me) artık.
aşk acı çekmekse
sev____(me) artık.
kara gecelerde ben bulurum yoldaş kendime,
kork____(ma)
çekmem fişini hayatın!!!
yoruldum,
kuramıyorum artık.
nolur,
gel_____(me)!!!

Posted in Genel . Yorum: (0). Trackbackler:(0). Bağlantı

hadi artık git

cnr | 27 Nisan, 2008 18:40
hadi artık git
kapatalım bir birimize bakan pencereleri
ve son sayı üç olsun
bir, iki,


dur az daha göreyim hilal kaşlarının karasını
ve gülü ver bana son kez
aklımda gül kokuşların kalsın
bu son veda öncesi

sen mutluluklara daha yakınsın
gidemem deme bana
acıtma içimin en hüzzam yerlerini
her şarkıda biraz acı vardır
ve her hikayede mutlak bir sancı


sen mutlu günlere gebesin
acılar bende kalsın
ve çekeyim onların sancılarını
şimdi git
bir, iki …

ama dur
son geceyi doyasıya yaşayalım istersen
sevişmemizde pencereden olsun
yüzümüze çöken hüzünlerin


saklanma vakti çekmecelere
giyin bana çıplaklığını
ve giriver koynuma
sol yanımdan
usulca
öp beni
ve şimdi git
bir, iki …

ama bekle az daha
bir ömre sığmayan sevgiyi
nasıl sığdırırız
birbirimizle geçmeyen vurgun anlara
daha ay ışı sonatını bile dinleyememişken
yıldızları nasıl söndürürüz


her şey olmak isterken
şimdi hiç mi olacağız
bakma hani mavişim dediğin gözlerime
ben kendim seçmiştim ya bu yalnızlığı
işte sana bu yüzden dön diyemedim

durma şimdi kapat pencereni
hadi
bir, iki …


şimdi üç diye kim söyleyecek
hangimiz yüreğini salık verip bir firara
sihir gibi çöken bir geceye
yeminleri emanet bırakıp
rehin bir mutluluğu alacak koynuna

mukadder olan aşk hangimizde kalacak

birimiz üç deyince
şimdi ben sustum
sen sayıver
son sayı üç

bir, iki …

Posted in Genel . Yorum: (0). Trackbackler:(0). Bağlantı

EY AŞK GELDİYSEN 3 KERE VUR

cnr | 27 Nisan, 2008 18:35 Aşk lafı etmek ne kadar moda olduysa, aşk lafını işitince yüz buruşturmak bir o kadar moda..
Ama bu aşk meş işlerinin aslında adalarla, modalarla, orada burada hava atmalarla, toplu terapi, toplu eğlence, toplu ağlaşma, toplu sex ve hislerimizi toplu taşıma-taşıtlarıyla hiç işi yoktur.
İşi yoktur yaş baş hesaplarıyla da..
Ne özgür irade tanır ne de iradesizlik..
Bilen bilir onu. Gelir ve vurur; en küçümseyenini, en yüz buruşturanını, en hafife alanını seçer ve vurur üstelik.
Bir bakarsınız, en akıllınız şaşkın olmuş, tersinden dalıyor aşk gölüne!

Aşk bu..
Bazen tanrısal bir emanet olduğunu açık ede ede gelir: Geri dönmek üzere ve emanete hıyanet edeni eskisinden bin beter etmek üzere gelir.
Bazen geçmişimizi silmek ve gelecek korkumuzu yenmek için gelir.
Bazen "madem görmüyorum neden ortalık bu kadar ışıklı?" dedirtir insana ve "madem dünya bana hep tatsız tuzsuz geliyordu, şimdi neden dilim böylesine kıvrak, burnum neden böyle hassas ve başım neden tatlı tatlı dönüyor?" diye düşündürür.
Ve daha en başında öğretiverir; şekerin gözyaşı döktüreceğini, pekmezin can yakabileceğini..

Kapımızı bir kere çalıp haber bırakmadan gitse bile, bazen adını kimselere çaktırmadan tesbih gibi çektiğimiz odur. Aşk!
Bulunca, değerini hızla pul ettiğimiz, kaybedince değerini bilip ardından süründüğümüzde odur. Aşk!
Bazen misafir odalarında terkedilmiş antika mobilyaları andıran odur! Aşk!
Başkalarının üzerinde görünce beğendiğimiz, üşüyüp kendi üzerimize geçirdiğimizde tenimizi dağlayan kazaklara benzeyen odur. Aşk!
Acımasızdır aşk; hayranlarına da düşmanlarına da aynı şiddetle çarpar.
Korur ve kollar aşk; varsılları da yoksulları da aynı yüce gönüllülükle sarmalar.
Ama ayın bir de karanlık yüzü var.
Çünkü "iyi vakit geçirme" hevesimiz ve "mantıklı beraberlikler" uğruna cami avlusuna bırakırız bazen onu.
Öyle hallerimiz vardır ki, çılgın aşk sokakta üşür, biz ise umarsız bir çabayla sıcak yatağımızda akılla sevişmeye çalışırız.
İnanmayız ona..
Sadece yüzünü döküp, elini yıkayıp, kimi zaman sessizce kimi zaman kapıyı vurup hayatımızdan çıktığı anda inanırız aşka..

Durup kendi kendime çok sorduğum olmuştur: Sakın aşkın kandisini değil de lafını etmeyi seviyor olmayalım?
Sakın asıl sevgilimiz aşk değil de, aşık olma-olunma fikri olmasın?
Yine de insan şaşırıyor: Çünkü bu kadar hırpalanmaya, bunca inkara, bunca aşağılanmaya karşı hala orada dimdik duruyor bu kavram..
Peki nasıl oluyor da şarkılar, şiirler yoluyla da olsa direncini sürdürebiliyor?
Belki ruh çağırmak gibi bir şeydir aşk!
Belki aşık olmak, "çağrılan ruh"un gelivermesidir!..
Galiba kadınlar açık açık farkındalar bu gerçeğin. Erkekler ise sır gibi biliyorlar bunu.
Belki o yüzdendir kadınlar evirip çevirip lafı aşka getiriyorlar.
Ve o yüzden belki erkekler ışığı söndürüp yastıklarına kafalarını gömdüklerinde aşkın adını sayıklamaya başlıyorlar.
Kimbilir! Belki müziğin tamamı ve edebiyatın büyük bir kısmı bir ruh çağırma seansıdır!
Ey aşk, geldinse üç kere vur!

Posted in Genel . Yorum: (17). Trackbackler:(0). Bağlantı

olur mu?

cnr | 24 Nisan, 2008 18:51


Şaşarsam bir gün gittiğim yoldan,
doğru yola sokmak icin gel olur mu...?
Yollarım engellerle dolu ise,
yardım etmek için benimle gel olur mu...?
Bırakmıyorlarsa beni sana,
dağları aşarak gel olur mu...?
Uçurumun kenarında isem eğer,
elin elimde olsun olur mu...?






Bakarsam eğer bir gün başka güzele,
karşıma çık olur mu...?
Aldanırsam sahte gülüşlere,
aklıma gelen sen ol olur mu...?
Oynarsalar gönlümle bir gün,
korumak için meleğim ol olur mu...?
Kaptırırsam kalbimi bir başkasına,
söküp atan sen ol olur mu...?






Kalkarsa dünyada olmayan huzurum,
sevincim sen ol olur mu...?
Yarım kalırsa bu sensiz geçen ömrüm,
gurbetde sılam da sen ol olur mu...?
Aç kalırsam eğer Aşk'ından,
ruhumu besleyen sen ol olur mu...?
Kanatırsalar gönlümü derinden,
merhemim de sen ol olur mu...?






Mısralarda ararsam seni bir gün,
çıkıp gel Aşk defterime olur mu...?

Dalarsa gözlerim yollarına,
haber vermeden, kapıyı çalmadan gel olur mu...?
Ağlarsa bu gözlerim hasretinden,
silmek için koşa koşa gel olur mu...?
Son nefesimde bile seni dilersem,
yanımda ol...

Posted in Genel . Yorum: (0). Trackbackler:(0). Bağlantı

KARIŞIK RESİMLİ AŞK ŞİİRLERİ

caner | 03 Nisan, 2008 17:54












Posted in Genel . Yorum: (11). Trackbackler:(0). Bağlantı

gittin

caner | 03 Nisan, 2008 16:58


Gitme..!

Gitme ..!

Gitmeeeeeeeeeee ..!

DuyuLmuyoR ki çığLıkLaRım ..

Duysana sevdam ..

Duysana beni deLi mavim ..

Gitme ..

Sensiz hicRanı oynaR yüReğim .. Ve saçLaRıma EyLüL dü$eR ..

Sensiz kaLıR bedenim ..

Ruhumu aLma benden ..!

Seni benden aLma sevdiğim .. Canımı aLma .. "bén" i aLma benden .. Ruhumu aLma ..

Gömme beni kaRanLık şehRin soğuk sokakLaRına ..

IsLatma gözLeRimi .. BiLiRim dayanamazsın ağLamama .. O yüzden bakmadın gideRken aRkana ..

Gitme Ruhum dedim ..

Gitme ..!

..

Ama gittin ..!

Gittin ..!

ağLayamadım .. GüçLüydüm beLki nedeni beLiRsiz bi güç vaRdı bedenimde .. Oysa ki Ruhumun gücü çekiLmi$ti .. Sen biR habeRdin ..



Gittin ..!

Konu$amadım .. LaL oLmu$tu diLim .. “Gitme..!” diyemedim .. Oysa ruhum da “gitme..!” feRyatLaRı kopuyoRdu .. Duysaydın ya .. HeR “gitme ..!” dediğimde biR adım geLseydin ya bana .. Ama konu$amadım ..



Gittin ..

AnLatamadım sensizLiğin çaResizLiğini .. anLatamadım seniz dünyama Güne$ doğmayacağını .. Sensiz bén oLamayacağımı .. Sensiz kaRanLık sokakLaRın soğuk caddeLerine gömüLeceğimi .. AnLatamadım .. Ve sen gittin ..



Gittin ..!

Duyamadım sevda sözLeRini .. Duyamadım eRken kaybettiğim “seni seviyoRum”LaRı .. Duyamadım o hasRet kaLdığım sesini .. Duyamadım son “eLveda”nı .. Duyamadım “sen”i “ben” i “biz” i ..




Gittin ..!

KaLkamadım ayağa .. Gitmi$tin .. Bitmi$ti gücüm .. Bén bénden çekiLiyoRdu benden gittiğin heR adımda .. heR adımda sana hasRetim biRaz daha aLevLeniyoRdu .. KaLkamadım .. Ko$amadım aRkandan .. Gitme sevdam ..! , Gitme ..! diyemedim .. Sen gittin ..!


This image has been resized. Click this bar to view the full image. The original image is sized 740x512 and weights 256KB.

Gittin ..!

Yapamadım .. tutamadım ba$kasının eLLerini .. Bakamadım gözLeRine .. Uyanamadım heR sabaha ba$ka biR bedende .. Isınamadım ba$kasının koLLaRında .. Yapamadım işte ..! Sevemedim ba$kasını ..! Ve sen gittin ..



Gittin ..!

Ba$Layamadım güne .. Ba$Layamadım işte ..! SensizLiğin sabahına meRhaba diyemedim .. Sende kaLdım .. Gittiğin günde .. Sonu oLdun sevda masaLımın .. Ben yeni sayfaya ba$Layamadan .. Sen gittin ..!


This image has been resized. Click this bar to view the full image. The original image is sized 667x500 and weights 39KB.



Gittin ..!

Unutamadım .. Sevdanı unutamadım .. SenLi masaLLaRımı .. A$kını , sıcakLığını .. Seni unutamadım .. Bedeninde ya$adığımı .. Bénde ki sén i unutamadım ..


This image has been resized. Click this bar to view the full image. The original image is sized 800x600 and weights 82KB.


HeR ne kadar gitsen de ..

Sensizliğin satıRLaRında son nefesimi veRiRken son sözümü duy sevgiLi ..!
Seni seviyoRum ..

Seni se ..

Posted in Genel . Yorum: (8). Trackbackler:(0). Bağlantı

SENSİZLİĞİN MÜEBBETİNDEYİM AĞIR SEVDAM

caner | 03 Nisan, 2008 16:57


Sensizliğin müebbetindeyim Sevdam.....
Gidişinden arta koskoca ßir sensizlik doğuyor geceme,
Şafağının gölgesinde hasretin yeşeren
Zamanın maharetli elleri,yokluğunu yüreğime nakış nakış işlerken
Gözyaşımın acı seremonisi eşliğinde Uğurluyorum seni, Yüreğimden Hasret
Şehrine.....


İnan üzülmüyorum Sevdam
Nasılsa Rüzgar
Saçlarına konan yağmur kristallerinin bestesini okuyarak çarpacak,
Serseri sokaklarımın köhne köşelerine.
Zaman Sensizliği işleyecek yüreğimin her zerresine,
Ah bir bilsen ne fırtınalar kopar her gece
Gözyaşımın hasret denizinde
Üzülmüyorum işte
Şiirler nasılsa Şairlerin kaleminden sıyrılıp esecek yüreğime,
Bülbüller yokluğunu mısralarda şekillendirip güfte yapacak sensizliğe
Yüreğim ise,Saniyelerin sessizliğe diz çöküşünden beri
Sensizlik türküsünün sağır esaretinde
Şimdi gecenin sabıkalı yalnızlığında kah senli kah sensiz, kazırım imkansız
sevdamı Yüreğimin Ta şurasına.....



Derbeder sokaklarda seni esen rüzgar, bırakmış ahengini saniyelerin tozlu
Sayfasına
ßak Ağır sevdam.Gözlerim yine sensizliğe küsmüş, kapatmış perdelerini
yokluğunun yamacına
Güzelliğine diz çöken ay, sarılmış karanlığın Namahrem kucağına
Ölüm biraz daha aşina olmuş, biraz daha yanaşmış hayat Irmağıma
Sensizliğin ßuruk isyanı dudaklarımdan damla damla Yer yüzüne düşerken,
Yokluğunun zorunlu seyircisi olarak yaşıyorum bu sinemada
Bana verilen rol ise imkansız bir sevda.....



Hani sensiz olmak varya, hani sensizliğin hazanında yaşamak
Hani yalnızlığımın katili olan sensizlik varya
Karanlığın ellerinden, Bir çığ gibi düşüyor omuzlarıma
Kaldırımlar koymuş postasını, Duvarlar sitemli bana
Gündüzler kırmış kalemimi, kader SEVDİĞİM için ferman çıkarmış başıma…
iki buçuk damla göz yaşımı, Adını zikreden yorgun nefesimi, emanet ediyorum,
Rüzgarın takatsiz kollarına
Mısralarımı rüzgara sürgünlüyorum. Her şiirimi alıp, kaderden firari olarak
ßırakacak yüreğinin sevdalı sularına.....

Ellerin var nasır tutmuş yüreğimin bitkin ellerine,
Hayalin gizli,Sensizliğin kahpe saniyelerinde,
Zaman sensizliği esmiş, kader umutsuzluk mührünü bırakmış namahrem
gözlerime.....




Bir özlem tutturmuşum ki,Öylece sarılmışım denizin mahur bedenine
Vuslat çaresizce gardiyanlığa tayin edilmiş,
Kader mahkemesi bana sensizliğin müebbetini vermiş,
Hayatım ise satır aralarında kelepçelenmiş
Ömrüm 5 noktanın ilkinde tükenmis.....
Titrek ellerimle okşarken gecenin sen kokan saçlarını
Umudum Bahara ertelenmiş
Bahar ise çoktan seninle beraber Gönül Şehrimi terk etmiş…
Hislerim sensizlikte, her nefeste yeşerirken, Umudum sensizliğin gölgesinde
tükenmiş
Şimdi Gecenin ihtiyar kodesinde, Gözlerinin zindanında,
Ölümün penceresinden görünür sevdam, ay ışığının ak dudaklarında
Zaman yokluğunda durdu Ağır sevda.....



ßu saatlerde gece ßenim şiirmi okuyacak pencerene
ßir göz yası olacağım pencerenin buğusunda çırpınarak, eriyen
ßir şiir yazacağım şairlerin mısraları katleden
Ve bir isimle veda edeceğim ßu ağustosa
Kaderin kurduğu dar ağacına çıkacağım kaygısızca
Ay ışığının dudaklarında yaşayacağım sevdamın nihayetini
Son Arzum sorulduğunda,
Dudaklarımdan ölümün ellerine dökülen 2 Kelime ile sarsılacak Dünya
AĞIR SEVDAM.....

Posted in Genel . Yorum: (0). Trackbackler:(0). Bağlantı

MERHABA YİNE BEN AŞK

caner | 03 Nisan, 2008 16:56 Merhaba, Yine Ben Aşk!

Hani en son geldiğimde senden çok şey götüren, sende çok derin yaralar bırakan, ama o yüce olgunluğumdan sana aşılayan ben geldim. Kovma beni! Bana sahip çık, gerçi hoş ne yaparsan yap ben yine de senin ruhuna bürüneceğim, senin yüreğinle besleneceğim. Ne yapayım elimde değil ben de tanrı kulu sayılırım. Yaratılışımdan ötürü bunu yapmak zorundayım. Yaşamam için güzel ve görkemli görünüp tatlı duygular aşılamam için senin yüreğini tatmam gerek. Yoksa AŞK diye bir varlık artık yok olur, yok olmamam lazım.

Bahar gibi güzelim, bahar gibi tazeyim her gelişimde. Bu yüzdendir gelmek için hep baharı, gitmek için Kasım`ı seçişim. Sen beni doyurdun, başka kalplere uğramam, başka ruhlara bürünmem lazım, İŞTE BU YÜZDENDİR GİDİŞİM! Ama gidişime üzülme! Çünkü aslında ben giderken sana çok miras bırakıyorum. Sana yüce olgunluğumdan bırakıyorum. Olgunluk nedir? diye sorma sakın. Çünkü bir insan olgun oldukça öğrenir yaşamayı elindekilere değer vermeyi! Umud etmeyi öğrenir insan olgunlaştıkça. Ve aşka değer vermeyi!

Unutma gitmeyi ben seçmedim! Beni yıpratan GİDİŞİMİ HAZIRLAYAN SEN OLDUN HER SEFERİNDE. Benim değerimi bilmedin, bana kötü davrandın. İşte bu çark bu yüzden böyle dönmeye başladı. Benim diriliğimi yitirmemem için hep güzel büyülü kalabilmem için bana nazik davranman gerekiyor, incitmemen, beni zehirlememen gerekiyor. Yoksa diğer insanlara nasıl aşılarım kendimi? Nasıl paha biçilmez anlar yaşatırım? Yoksa bana aşıladığın zehirden aşılarım ben de diğer insanlara. Benim saf kalmam gerekiyor.

Bu kez sana sevmeyi öğreteceğim yani umarım bunu başarabileceğim. Eğer bu kez de beni incitir, zehirlersen, tekrar gitmem gerekecek. Ve bu gelgitlerim senin değer vermeyi öğrendiğin an`a dek devam edecek. Yorma beni kendini de! Çünkü ben bilmiyormuyum her gidişimde bıraktığım yaranın daha da derinleşip kapanmayacak, yok olmayacak izler bıraktığını? Bana inancını yitirmeye başladığını?

Unutma sen bana ulaşamazsın ancak ben gelip seni bulurum bir o kadar da firariyim ben! Bu yüzden de pes etme bana inancını yitirme. Sen istediğin ve bana nasıl davranman gerektiğini bildiğin sürece de SADIK BİRİYİM BEN SENİ ASLA YALNIZ BIRAKMAM....

Posted in Genel . Yorum: (0). Trackbackler:(0). Bağlantı

BUNUN ADI NE

caner | 03 Nisan, 2008 16:56 Beni anla demiyorum artık sana. Bir daha anlatmayacağım neler hissettiğimi. Anlatmayacağım seni nasıl sevdiğimi. Bir daha yazmayacağım sana seni anlatan beni yaşatan heveslerimi. Sen diye sarıldığım dalı yavaşça kırıyorum. Gitmenin ilk sesleri yaklaştı. İlk sinyali verdi aşkın içimde son çırpınışları. Yakında sana hoşçakal demeye hazırlanıyorum. Biliyorsun hemen gözyaşlarım zayıflığımı ele verir çocukluğum sanırsın ya, işte dökülenler aslında içimde açtığın yaraların kanlarından başka hiç birsey değil. Sen bana yaşamayı yasakladın bu aşkla beraber. Sana teslimiyetin seni sevmenin bedelinin bu kadar ağır olacağını bilseydim tekrar severdim seni merak etme. Seninle birlikte ben belki de paranoyak biri oldum. Belki de kör. Belki de aptal. Olamadığım tek şeyse sen olamadım. Keşke izin verebilseydin. Keşke yanında olabilseydim. Olmadım değil olamadım. Hiç izin vermedin bana ve senin için çarpan yüreğime. Öyle çok vakit geçti ki seni beklerken baktım geriye dönüp kazandığım tek şey acılarım. Şimdi sana soruyorum bu aşk mı, acı mı yaşamak mı? Sen söyle hangisi. Ne zaman pişman olacağız ben senin yolunda sense başka dertlerin peşinde vaktin tükendiğini anlayıp ne zaman dur diyeceğiz. Yüzümüze yılların yorgunluğu çöktüğünde mi anlayacağız birbirimizden başka kimsemiz olmadığını. Yazık değil mi gençliğimize. Peki ya aşkıma yazık değil mi. Hunharca kullanılmayı haketti mi o. Tekrar soruyorum bunun adı ne?

Posted in Genel . Yorum: (0). Trackbackler:(0). Bağlantı

BEN SESSİZİĞİN KOYNUNDA SENİ YAZARKEN

caner | 03 Nisan, 2008 16:55 Ahh be can ..

Seni anLatıRdım ya hep hani ..
Hep sana biR$eyLeR kaRaLaRdım ..
Amacım sen’i sana anLatmak değiLdi ki ..
Senden biR$eyLeR ..
Sana daiR ..
Seni anLaTan biR$eyLeR oLsun bende istediğimden ..

Ben gideceğin günün hayaLini hiç kuRmamı$tım ..
KuRamamı$dım ..!

Sen demi$tin ya CaN..

Ben geLdim..
Sana geLdim .. diye ..

Güne$imin doğduğu an’dı ya hayatımda geLdiğin an ..
Ve sebebini buLmu$tum ya bahaR’ın geLmesinin ..

Ben mutLu .. Sen mutLu .. Dünya mutLu!!! Sanmı$tım ..

Ahh be can ..

Kısa fiLm mi çekiyoRdun sen ..!

Ama ben seneRyoyu biLe biLmiyoRdum ..
Sen kameRaLaR aRkasından izLedin beLki …

Ama ben yüReğimi koydum oRtaya ..

$imdi “stop!” diyoRsun ..
Ve tüm e$yaLaRını topLaYıp gidiyoRsun ..

Can sen benimLe oyun mu oynuyoRsun ..!

Sana “gitme” desem kaLıR mıydın ?
Sana çektiğim acıyı anLatsam ; “$akaydı” diyebiLir misin?

Hadi bunLaRı geçtim ben can ..

Çok gidi$LeR vuRdu benim Limanıma ..
HeR ayRıLıkda içime çektim ben bu havayı ..

En azından ..
Bakı$LaRı benim dedim ..!
GüLü$ü , öpü$ü , yüReği benim dedim ..!

O gitti ama BENİM dedim ..
Canının çoğu bende dedim …

Bu da seneRyoda vaR mıydı can?!!

$imdi ..
eLLerin benim değiL, eL’in..
bakı$ın benim değiL ..
güLü$ün ..
öpü$ün ..

Hepsini çaLdın benden be can ..!

..

NeRden biLiRdim eL’LeRin oLacağını …

Ben seni “sensin” diye sevdim ..
Sen seni “benimsin” diye sevdim …

Ben seni haLen seviyoRum …

Sen’in gözLeRin bende oLmasa da ..
Nefesin ..
Tenin ..
eLLeRin , eL’Lerin oLsa da …

Ve ben bunu biLdikçe senden kaLan yazıLaR, $iiRLeR paRÇaLaR beni biR kez daha öLdüRse de ..

Yüreğin bende be can ..
İsteSen de istemeSen de ..



BunLaRı okumak sana çok koLay geLecek , beLki de “çok uzun” bi aRa okuRup deyip eRteLeyeceksin .. BİZ’i de eRteLediğin gibi ..

Ama “can” sen hiç biLmeyeceksin .. Bu satıRLaR okunduğu kadaR koLay yazıLmıyoR ..

Bu yazıLaR .. HeRgecenin sabaha vuRduğu zaman , güne$’in biLe yüzünü daha dünyaya gösteRmediği zamanLaRda .. Sabah ezanLaRı okunuRken .. Yatağının içinde biRaz daha doğRuLup …

-“Allah’ım bugün baRi geLsin , dönsün..!” diye gözüya$Lı yaLvaRırKen yazıLıyoR …

Ben SensizLiğin koynundayken , sen eL’Lerin koynundasın ..

oLsun be can …

Bak , biR kez daha okunuyoR sabah ezanı ve ben biRkez daha dua ediyoRum …

BeLki bugün geLiRsin, ne deRsin?!

GeLmezsin ya ..
Bi hayaLLeRim kaLdı ..
Onu baRi aLma benden can ..

Ben sensizLiğin koynunda seni yazaRken , biRgün geL’de bitsin bu sensizLik CaN..

Ne oLuR geL ..!

Posted in Genel . Yorum: (0). Trackbackler:(0). Bağlantı

SEVİYORUM SENİ

caner | 03 Nisan, 2008 16:54

Korktuğumda

Sıkıca sarılabilmeliyim,

Üşüdüğümde

Isıtmalısın beni yüreğinle...

Çocuklaşıp ağladığımda
Okşamalısın saçlarımı,




Tesellim olmalısın



Tesellin olmalıyım.
Acılara gülümseyebilmelisin.
Küçük bir tebessümün
Bazen de,
Koca bir yürekten akan


S e v g i n Y a ş a t m a l ı b e n i





Sevdamız sınırsız olmalı...








Kurutmalısın, acıları



Yüreğindeki sayfalarda.

Umut olmalı,
Heyecan olmalı gözlerinde
Uzak olmalısın.!
Hüzünlerden, kederlerden.
Hayat bulmalısın,
İşte yaşamak bu'' demelisin,
Gözlerimi düşündükce






Daha fazla sevmelisin...








Gizlemeden gözyaşlarımızı


a ğ l a y a b i l m e l i y i z

Paylaşıp sevinçlerimizi

G ü l e b i l m e l i y i z

Sığınağın olmalıyım.

Zorlukları,korkuları
Birlikte yenmeliyiz...












İçimde olmalısın.!

Yoksan yanımda bile.

Hissetmeliyim varlığını,
Fizan da olsan bile...
Tutkunsam, yanıksam,
Sevdalıysam sana
Yaşatmalı beni bu sevda...









Vazgeçilmezin ben,

Vazgeçilmezim sen,
Paylaşmak istemediğin
Tek varlık ben...
Paylaşılmazım sen...






Canım olmalısın,





Ya ş a t m a l ı s ı n b e n i ...





Canın olmalıyım,





Y a ş a t m a l ı y ı m s e n i ...



B İ T A N E S İ N E



S e v i y o r u m S e n i

Posted in Genel . Yorum: (0). Trackbackler:(0). Bağlantı

DÜŞÜNDÜKÇE

caner | 03 Nisan, 2008 16:54
Düşündükçe

Suskunluğu parçalayınca
Geriye kalanları
Ayrılık anını
Karanlığı yırtınca kaybolanları
Kendinden başka sığınacak liman arayanları
Hatasına kılıf arayanları
Düşündükçe...
Kaybolan yılları
Elde kalan
Gözyaşını
Dindirmeden duru pınarları
Yalandan parlayanları
Bir görünüp kaybolanları
Bir başına düştüğün yolları
Hesabına kalan suçları
Düşündükçe...
İnsanları
Yarınları
Açılacak ufukları
Göreceksin
Gerçekleri
İçinde duyacaksın
Cennet gibi bir dünyayı...


..Orbay Eken..

Posted in Genel . Yorum: (0). Trackbackler:(0). Bağlantı

LADESİM OL AKLINDA KALAYIM

caner | 03 Nisan, 2008 16:53 Şimdi bir akıntıdır ellerim,
Ve ben sana dolar taşarım.
Sen sabahlarımı taşıyan bir bulut,
En derin düşüncem...

Bir yalnızlık dolar gözlerime,
Sen kirpiklerimden taşarsın,
Bir kaçak olurum kendime,
Bir çığlık,
Bir matem,
Bir isyan,
Ve bir ayrılık olurum.

Sensiz doğan güneşi gözlerinden vururum.
Belki bir rüzgara satarım kendimi,
Belki de arkası yarın olurum.

Gözlerin kadar derin,
Dudaklarından düşen cümleler kadar cesur değildir rüyalarım bilirsin.
Hüzünlü bir şarkı değer iç tenime,
Ve ben dıştan yağarım.
Sen düşersin aklıma,
İçimde yangınlar.


Hadi!
Amansızlığını, zamansızlığını düşür içime,
Ladesim ol, aklında kalayım.

Ey hayat repliklerin kimi anlatıyor!
Ve kaç figüran oynuyor senin sahnende.

Ve şimdi kelimelerden düş-tüm.
Cümlelerimden soyundum,
Soğuk bir suyun altında, düş almak gerek...

Posted in Genel . Yorum: (0). Trackbackler:(0). Bağlantı

«Önceki   1 2 3 4 5  Sonraki»